BAKİ PROJESİ / The Baki Project
Facebook  Twitter 

search icon

ŞAİR HAKKINDA: Asıl adı Mahmud Abdülbaki (1520-1600) olan şair, 4 Osmanlı padişahının saltanatları süresince Baki mahlasıyla şiir yazdı. Osmanlı edebiyatının “Altın Çağ”ı kabul edilen dönem boyunca Sultanü’ş-şuara (Şairlerin Sultanı) olarak övülen Baki’nin bir şair olarak etkisi yüzyıllar boyunca yankılandı. Baki aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520-1566) resmî ve hususi eğlence meclislerinin daimî misafiri, İmparatorluk sınırları dâhilinde İslam hukukunun Şeyhülislamdan sonraki en yüksek ikinci rütbesi olan Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir kadı ve tanınmış bir âlimdir. Baki’nin Osmanlı’nın gelmiş geçmiş en “iyi” şairi olup olmadığı bugün hâlâ tartışılıyor olsa da çok azımız onun en tanınmış Osmanlı şairi olmadığını iddia edebilir.


ABOUT THE POET:
 Mahmud AbdulBaki (1526-1600) wrote poetry under the penname Baki (Bāḳī = the Enduring) during the reigns of 4 Ottoman sultans.  As the acclaimed “Sultan of Poets” during the so-called “Golden Age” of Ottoman literature, Baki’s influence as a poet echoed down through the centuries.  He was also a regular guest at the salons and private entertainments of Sultan Suleyman the Magnificent (reigned 1520-1566) and a noted scholar and jurist who rose to become the Chief Magistrate of the European Provinces, the second highest canon law position in the Empire.  Whether or not he was the “best” poet ever among the Ottomans is still argued today but very few would claim that he was not the most famous.

BAKİ DİVAN’I: Baki Divanı (toplu şiirler), şair öldüğünde, kaside ve musammattan gazel, kıt’a ve Farsça şiirlere varıncaya kadar geniş bir yelpazade muhtemelen 650 ya da daha fazla manzumeyi ihtiva etmekteydi. Kabataslak bir araştırma bugün Baki Divanı’nın dünya genelinde büyük olasılıkla 160’ın üzerinde yazma nüshasının mevcut olduğunu göstermektedir. Baki Divanı yazmalarının bir kataloğu olmadığı, mevcut yazmaların sayımı yahut tetkikine yönelik hiçbir teşebbüste bulunulmadığı ve divanın herhangi bir edisyonunda yazmalar bir külliyat olarak değerlendirmeye tâbi tutulup tasnif ve tavsif edilmediği için bu sayının 160’ın ne kadar üstünde olabileceğine dair herhangi bir fikre sahip değiliz. Baki Divanı’nın şu an dolaşımda olan yegâne eleştirel basımı, tamamı editörün kolayca erişebileceği Türkiye kütüphanelerinden olmak üzere sadece 10 nüshanın karşılaştırmaya tâbi tutulduğu bir doktora tezinin kitap olarak yayınlanmış versiyonudur. Kitabın önsözünde editör şöyle demektedir: “Bâkî Divânı’nın Türkiye ve dış ülkelerdeki kütüphanelerde yüzü aşkın nüshası bulunmaktadır. Nüshası bu kadar çok olan bir eserin tenkitli metnini ortaya koymanın ne kadar güç olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerekir.” Bu noktada editöre kesinlikle hak vermek gerekir: 1986 yılında, mevcut Baki Divanı yazmalarının hatırı sayılır miktarda örneğini gözden geçirmek bile zor değil imkânsız olurdu ve hazırladığı edisyon için editöre müteşekkiriz. Bununla birlikte, bugün elimizde mevcut olan araçlar göz önünde bulundurulduğunda, Baki Divanı’nın hâli, hele de Osmanlı geleneğindeki statüsü İngiliz edebiyatında bir Milton ya da Shakespeare’inkine eşdeğer olan bir şairin eseri söz konusu olduğunda, kabul edilemez bir durumdur.

Üstelik Osmanlı divanı “toplu şiirler” mahiyetinde bir eser olarak yazma geleneği yani yazmaların tümü tek bir metnin varyantlarını temsil etmeyebilir. Aksine gelenek bir şairin hayatı boyunca yeni ve belki de düzeltilmiş şiirler ekleyerek ortaya koyduğu genişletilmiş edisyonlarının tarihsel izlerini temsil etmektedir. Baki örneğinde, tanınmış bir şair olarak yaşamı 18-19 gibi erken yaşlarda başlar ve 60 yıla yakın uzun bir sürenin ardından ancak onun ölümüyle sona erer. Baki Divanı’nı ihtiva eden yazmaları hiçbir suretle bir bütün olarak incelemeye tâbi tutmadığımız için Baki’nin bir şair olarak, yazma külliyatı ve onun gelişimi içinde saklı kalmış olabilecek, olgunlaşma hikâyesi hakkında hiçbir fikre sahip değiliz.

 

BAKI’S DIVAN:  Baki’s divan, at his death, probably included some 650 or more poems ranging from panegyrics and occasional verses to love poems, fragments, and poems in Persian.  A cursory review indicates that there are very likely more than 160 manuscript copies of Baki’s divan existing today world-wide.  How many more than 160 there might be, we have no idea because there is no complete catalog of manuscripts of Baki’s divan, no attempt has been made to view or count the existing MSS, the MSS have never been assessed as a corpus and have never been accounted for as a group in an edition of the divan.  The only critical edition of Baki’s Divan now in general use is the published version of a PhD. dissertation that compared only 10 manuscripts all from Turkish libraries immediately accessible to the editor.  In his introduction, the editor says, “In the libraries of Turkey and and foreign countries there are more than one hundred copies of Baki’s Divan.  It should not be hard to imagine how difficult it is to put out a critical text of a work with this many copies.”  The editor was absolutely correct: in 1986, it would have not only been difficult to review even a substantial sample of existing manuscripts of Baki’s Divan—it would have been impossible and we are thankful for the edition he provided. 

Nonetheless, given the tools available to us today, the state of the Baki Divan is an intolerable situation especially in the case of the work of a poet whose stature within the Ottoman tradition is equivalent to that of a Milton or Shakespeare in English literature.    Moreover, the Ottoman divan being a “collected works” the MS tradition most clearly does not really represent variants on a single text but, rather, represents the evolution of an historical series of expanding “editions” that appear (adding new and perhaps revised poems) over the lifetime of the artist.  In the case of Baki, his lifetime as a recognized poet begins as early as his late teens and ends only with his death more than fifty years later.  Because we have never examined the manuscripts containing his work as a whole, we have no idea of the history of his growth as a poet, which may be concealed in the MS corpus and its evolution.      

PROJE HEDEFLERİ: Baki projesi aşağıda sıralanan belli başlı amaçlar doğrultusunda, uluslararası işbirliğine dayalı uzun vadeli bir proje olacaktır:

  1. Latin harfli olmayan alfabe sistemlerinin çok yönlü/büyük ve karmaşık yazma geleneklerinin sorunlarına ilişkin dijital teknolojileri uygulamak.
  2. Büyük bir yazma geleneğinin gelişimini ve tarihçesini görüntüleme/görselleştirme ve tanımlama uygulamaları için dijital araçlar üretmek ya da mevcut araçları uyarlamak.
  3. Birçok katılımcının yer aldığı, işbirliğine dayalı büyük ölçekli bir yazma edisyonu yaratma projesini gerçekleştirmek, düzenlemek ve yönetmek için yeni yöntemler geliştirmek.
  4. Son derece tanınmış bir Osmanlı şairinin divanının örnek teşkil edecek dijital bir edisyonunu oluşturmak suretiyle yukarıda bahsedilen araç ve yöntemleri modelleyip test etmek.



THE BAKI PROJECT GOALS:
  The Baki Project will be a multi-year collaborative international project with the following broad goals:

  1. To bring digital technologies to bear on the problems of dealing with large and complex manuscript traditions in non-Latin complex scripts;
  2. To create digital tools or adopt existing tools for application to identifying and visualizing the history and evolution of a large manuscript tradition; 
  3. To develop methodologies for organizing, managing, and implementing a large scale collaborative manuscript editing project with many participants;  
  4. To model and test the above tools and methods by creating an exemplary edition of an exceptionally famous Ottoman poet.